26 Aralık 2011 Pazartesi

İLK YARI FORMA KARNEMİZ



İlk yarı forma karnemiz yukarıdaki gibidir. Henüz sadece ligde mücadele ettiğimiz için kolay bir tablo oldu. İlk tablo; Hangi formanın, hangi kombinasyonla kaç kez giyildiğini ve iç saha-dış saha durumlarını gösteren tablo, ikinci tablo ise sırasıyla maç-maç hangi formanın giyildiğini gösteren tablo. Uğurlu mu değil mi diye kafa yormak isteyenler için galibiyet-mağlubiyet durumlarını da ekledim.

17 Maçın 11'inde parçalının giyilmesi çok iyi bir istatistik değil. Sarı eğer iç sahada kullanılmayıp onun yerine parçalı kullanılsaydı ki 3 maç daha eklenecek demektir bu, süper istatistik olurdu. Siyah forma 1 kere giyilmiş. Biz ona away diyorduk ama 3rd görevini üstlenmiş.

Kombinasyonlarda sıkıntı var. Katalogda sarı foranın altında gördüğümüz kırmızı şort-çorap kombinasyonunu henüz hiç kullanmadık. Parçalı formayı da çoğu zaman kırmızı şort ile kullandık. Özellikle iç sahada kırmızı şort ile 5 maça çıkmamız kötü.

Bu arada formalarımız çıktığından beri 6 hazırlık maçı oynadık. Daha öncesinde geçiş dönemi hazırlık formalarını giyiyorduk. Bu 6 maçın 1'inde sarı, 2'sinde siyah, 3'ünde parçalı giydik. Parçalıların 2'sinde beyaz şort kullandık.

21 Aralık 2011 Çarşamba

Euroleague Karnesi

Geçen sezon Euroleague maçlarını izlerken Fenerbahçe Ülker'in forma tercihlerine çokça söylenmiştim. Sebebi ise, sanki takımın renklerini değiştirmişler gibi, neredeyse her maç beyaz formalarını giymeleriydi. Hadi deplasmanda giymen gerekir, tamam. Fakat kendi evinde neden?..

Bu sezon malum, ilk kez Galatasaray (Medical Park) Euroleague'de yer aldı. İlk katılım için gayet iyi bir performansla da, ilk tur gruplarını geçtik. Ama, artık "gülme komşuna gelir başına" misali mi dersiniz, ne dersiniz, yukarda anlattığıma benzer bir tutum da Galatasaray'da oluştu. Çoğu maçta beyaz formamızı giydik.

Tek tek bakalım hatta:


İlk maç. Deplasman. Beyaz giyildi. Laciverte karşı parçalı bile giyilebilirdi, bırak kırmızıyı.



2. maç. Abdi İpekçi'de Kazan maçı. Beyaz giyiliyor. Yeşil formaya karşı diğer 2 forma da giyilebilir. Ki hadi koyu-koyu denk getirmek istemesinler. Adamların diğer forması sanırım beyaz...


3. maç, Siena deplasmanı. Siyaha karşı "yine" beyaz giyiliyor. Ev sahibi siyah giydiyse, yine diğer iki forma da giyilebilir. O değil de Siena neden siyah giyiyor abi? yeşil-beyaz değil mi bunların renkleri? Benim bildiğim 2. forma olarak siyah giyiyorlardı. Onlarda da bize benzer bir problem var sanki.


4. maç, Olimpija deplasmanı. Nihayet kırmızı forma. Doğru tercih.



5. maç, içerde Barcelona ile. Bu sezon açık mavi ve siyah deplasman formaları var -malum, futbol takımıyla paralel gidiyorlar. Yani, yine parçalı ya da kırmızının giyilebileceği bir maç.



6. maç, içerde Prokom ile. İlk maçın tekrarı. Bizde beyaz, onlarda laci...


7. maç, Kazan deplasmanı. Parçalı giyilebilecek maçlardan. Tercih beyaz olmuş.


8. maç, içerde Siena maçı. Burada da deplasmandaki maçın aynısı. Parçalı giyilmiyor.


9. maç, geçen hafta. Abdi İpekçi'de Union Olimpija maçı. Yine... beyaz forma.




Son grup maçı. Bu kez mecburen beyaz.

Tablo:

Deplasmanda 4 kez beyaz, 1 kez kırmızı forma giyilmiş
İçerde ise 5 kez beyaz forma.
Toplamda, 9 kez beyaz forma, 1 kez kırmızı forma.

1. forma konumundaki parçalı forma, 1 kez bile giyilmemiş.

Şampiyonlar Ligi'nde bazı takımlar asıl renkleriyle alakasız, bu organizasyona özel formalar hazırlar, ve Ş. Ligi maçlarının çoğunda, şartlar uygun olursa da hepsinde bu formayı giyer. Bu akımın öncüleri de, Marsilya ve Lyon'dur. Bildiğim kadarıyla böyle bir uygulama yok bizde. Fakat 1. formamızmış gibi, hunharca beyaz giymişiz.

Hadi birkaç maçta "diğer formayı getirmedik" geyiği olsa... Tamam, Barcelona maçında beyaz giyilmek zorunda... Eee, geri kalanlar?
Ev sahibi olunan maçlarda neden 5'te 5 gibi "mükemmel" bir sonuç? Ev sahibi takımın forma seçiminde önceliği yok mu? Görünüşe bakılırsa parçalı forma, basketbol şubemiz için sadece sezon başı poster çekiminde kullanılan, sembolik bir giysi hüviyetinde.

Umarız bundan sonraki Euroleague (ya da turnuva ismi her neyse, bütün Avrupa kupaları maçlarında) maçlarında daha özenli davranılır bu konuda.

16 Aralık 2011 Cuma

2009 2011 Parçalısı Doğru Kombinasyonla

2009 2010 ve 2010 2011 sezonlarında giydiğimiz parçalı forma, tarihimizin en yanlış parçalılarından biriydi. Hem sekiz parça olması gereken forma iki parçaydı, hem de renk yerleşimi tersti. Ancak formanın tanıtımının yapıldığı gün (27 Temmuz 2009) beni heyecanlandıran bir şey vardı: Emre Aşık'ın üzerinde doğru kombinasyonun olması. Forma yanlış olsa da beyaz şort kırmızı çorap giymeye tekrar başlayacaktık en sonunda. Ama tabii ki hayaller suya düştü, formayı doğru kombinasyonla A takım hiç giymedi. O tanıtımın resimleri için tıklayın.

 23 Şubat 2010'da A2 takımımız Boluspor'u 3-0 mağlup etti. Bu maçı özel kılansa, takımın kullandığı kombinasyon. Büyük ihtimalle Boluspor tek set formayla gelmişti, ondan böyle oldu ama olsun; doğru doğrudur. O maçın fotoğrafları için tıklayın. (Forumdan ParçalıSevdası'na teşekkürler.)

Ve 11 Ocak 2011, Ali Sami Yen'in son gecesi. O gece oynanan efsaneler maçında da parçalı forma doğru kombinasyonla kullanıldı. Çorapların 2007 2008 sezonundan olması garipti bana göre ama her şeye rağmen bu maçta bu kombinasyonun kullanılması doğru ve olması zorunlu bir tercihti. O maçın fotoğrafları için tıklayın.

11 Aralık 2011 Pazar

9 YILDA 9 KAT


Galatasaray ve ülkemiz genelinde forma satışlarının ne kadar gelişmiş, kulüpler için de ne kadar mühim bir gelir kapısı olduğunu gösteren bir tablo. YanAğlarda Blog geçtiğimiz ay Nike döneminde ne kadar formanın satıldığını yazmış ve 9 sene içinde bu gelirlerin ne kadar katlandığını bizimle paylaşmış. Gelişim gerçekten muazzam. Yazı şudur;

"Mali tabloda 2002 yılında maksimum 1 milyon 250 bin dolar seviyesinde olan gelir kalemi, 2011 yılı sonunda 10 milyon 800 bin dolara yükseldi.

Galatasaray, 2002-2003 sezonunda forma satışından 530 bin YTL (350 bin dolar) gelir elde etti. Aynı sezon Umbro ile yapılan sponsorluk anlaşması karşılığında kazanılan rakam ise 900 bin dolardı.

Lisanslı formaların 9 yıl önce Cimbom'a getirisi 1 milyon 250 bin dolarla sınırlı kalırken, günümüzde kulüp kasasına bunun katbekat üzerinde para giriyor.

Nitekim sarı-kırmızılı yönetim, Nike ile imzalanan sponsporluk anlaşmasıyla yılda 6 milyon euro (8.3 milyon dolar) gelir kalemi oluşturdu.

Öte yandan parçalı, sarı ve siyah olmak üzere 3 forma çıkaran kulüp, şu ana kadar GS Store'larda satılan 90 bin formayla da 4.5 milyon lira (2.5 milyon dolar) sıcak para sağladı."



Daha fazlası için Top Yan Ağlarda Blog'u ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

Edit: Yanlış anlaşılmalara karşı. İlk 4 ayda 90bin adet forma satılmış yazıya göre. Yani bir sezona ait bir rakam değil bu.


10 Aralık 2011 Cumartesi

GALATASARAY STORE


Aslantepe.biz'de, stadımızın yanında bir süredir inşaatı süren dev storeumuzun durumu ve genel proje hakkında bilgilendirme yazısı yazılmış, ayrıca proje resimleri ve bitmiş inşaatın son fotoğrafları da yazıda yer almış. Formalarımızın ve kulüp ürünlerinin satılacağı bu yer elbetteki bizim blogu da ilgilendiriyor, bu sebeple paylaşmakta fayda var. Ben yazıyı ve resimleri başlığa koyuyorum. Üzerlerine tıklayıp okuyabilirsiniz.






 Proje gerçekten müthiş. Stada benzer yapısı güzel bir bütünlük sağlamış. Sadece ürün satışı değil çeşitli aktivitelerin eklenmiş olması güzel. Bu arada sezon başında formalarımızın şekillerini bilemediğimiz için hiçbir şey bilemediğimizi söyleyenlere de selam çakalım. Bu Galatasaray Nike Store meselesini ilk olarak bu blogdan okumuştunuz 8-9 ay önce. Store'da Galatasaray ürünleri harici Nike ürünlerinin de satışı olacak ve dünyadaki Nike Store'ların geleneksel tasarımları iç mekanımızda varolacak gibi gözüküyor. Yazılan yazıdan bunu çıkarttım.

*Forumda haberi paylaşan materyal nikli üyemize teşekkür ederim.

6 Aralık 2011 Salı

1997 Sırtı Ters Parçalı

En çok "modifiye" olmuş formalarımızdandır bu parçalımız. 5 Kasım 1997 tarihinde oynanan ve Ali Sami Yen'de Tugay'ın golleriyle 2-0 kazandığımız Sparta Prag maçında da bu formanın farklı bir versiyonunu giydik. Bu sefer formanın sırt bölümü -tam parçalımıza uygun olarak- ön tarafa göre tersti. Ancak arkada kolların rengi değişmediği için sırt bölümünde kolla gövde aynı renk oluyordu.


Not: Fotoğraflar Milliyet Arşiv'den.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE FORMALARIMIZ (ÇİZİM - 1990-2000)



 
























1-2 eksik var. Kombinasyonlar vs... Bütün seriyi tamamladığımızda eksiklere yöneleceğiz. Seriınin devamı için BURAYA ve BURAYA tıklayın.

Çizimler Erdinç Çelik'e aittir. Ufak detaylar Emre Gültekin'den alıntıdır. Kaynaksız kullanmamanızı rica ederiz.
Copyright © 2010-2014 galatasarayformalari.com - Tüm Hakları Saklıdır